Uyarı!

Bu blogda sinema, kitap ve müzik ile ilgili yazılar bulabileceğiniz gibi; deli saçması üretimlerimizle de karşılaşabilirsiniz.

Yazarlar

Haftanın Beşlisi

2008/08/11


* M Pub Bursa

* Finley Quaye, canlansın şarkılar...

* 2008 Pekin Olimpiyatları

* Uykusuz

* Memento, tekrar tekrar izlenmeli.

Şöyle oldu böyle oldu - 2

2008/08/10


Haftanın yoğunluğunu cuma günü aldığım bir haber sildi, Anadolu Üniversitesi'ne dikey geçişimi gerçekleştirerek örgün öğretime geri döndüm. Bir süredir verilen emeğin karşılığıydı bu benim için. En son Anadolu Lisesi sınavlarından başarılı bir sonuçla ayrılmış bir kişi olarak hallice sevindirdi tabi.

Haftanın Beşlisi

2008/08/04


* Uykusuz

* Erkan Oğur ve İsmail Demircioğlu. Üstadların her gün için türküleri mevcut.

* MTK Budapeşte - Fenerbahçe maçı.

* Marşlar. Evet bildiğiniz milli marşlar. O kadar güzel marşlar var ki insanin diline dolanan..

* Benim için merakla beklenen bir film oldu, büyük hayal kırıklığı ile birlikte, The Mummy : Tomb of the Dragon Emperor

Breath (Soom)

2008/08/03


Kim-ki Duk yönetmen koltuğunda, hal böyle olunca beklentiler yükseliyor. Bin Jip, Shi Gan, Hwal gibi filmlerinin ardından ülkemizde Nefes adıyla gösterilen filmini de dikkatle izliyoruz. Zaman geçtikçe, diğer filmlerde hissettiklerimizin yakınına dahi gidemiyoruz bu filmde. Müziklere söyleyecek pek söz yok, kabul etmek gerekir ki Koreli yönetmenin filmlerindeki en kuvvetli noktalardan biridir müzikler lakin bu kez filmi kotarmaya yetmemiş. Ölüm cezasını bekleyen bir mahkuma aşık kadın çok daha derin bir senaryo ile anlatılabilirmiş...

Crouching Tiger, Hidden Dragon'dan tanıdığımız Chen Chang ve Kim-ki Duk filmlerinin kadrolu oyuncusu Ha Jung-woo başrollerde. Koreli yönetmenin sessiz sinema tarzı etkisini sürekli hissettiriyor. Diğer filmleri kadar tat vermese de dramın üst noktaya çıktığı sahneler de yok değil. Film ana hatlarıyla ortalamaya yaklaşıyor. Yine de ilk Kim-ki Duk filminiz olacaksa pişman olmayacaksınız izlediğinize fakat takipçisi olduğunuz yönetmenlerden biriyse ve neler yapabileceğini az çok belli etmişse beklentiler biraz yükseliyor tabi. Hoş, bir Bin Jip üzerine nasıl bir senaryo bizi tatmin edecek o da kestirilebilir değil..

Yol Arkadaşları - 4





Spotify çalma listesi için tıklayın.  (Cut that city ve Six Feet from the Edge Spotify'da bulunmadığından listeye eklenememiştir.)

1- The All-American Rejects - Move Along
2- The Mars Volta - Cut that City
3- Die Toten Hosen -Wunsch dir Was
4- Guano Apes - Big in Japan
5- Chris Cornell - Arms Around Your Love
6- The Misfits - Helena
7- The White Stripes - Fell in Love With a Girl
8- Creed - Six Feet From the Edge
9- Die Aerzte - Halber Lovesong
10- Goo Goo Dolls - Black Balloon

Haftanın Beşlisi

2008/07/28


*Portishead, Glory Box olmadan geçmiyor günler..

*Uykusuz, Umut Sarıkaya derginin listemize geri dönmesini sağladı.

*Elma suyu - soda karışımı. Nereden çıktı demeyin, yazın vücudu ayakta tutmak gerek.

*Bank Job

*The Counterfeiters (der Falscher)

Yol Arkadaşları - 3

2008/07/23



Spotify çalma listesi için tıklayın.

1- The White Stripes - The Hardest Button to Button
2- Björk - Human Behaviour
3- Audioslave - Your Time Has Come
4- Apocalyptica - Life Burns
5- The Mars Volta - Roulette Dares
6- Siddharta - Klinik
7- Feeder - Just a Day
8- Faith No More - Ashes to Ashes
9- Jeff Buckley - Grace
10 - Moby - Spiders

Mana


Meksika'dan tüm Amerika kıtasına yayılan ve gerek yaptıkları müzikle gerek sahne performanslarıyla büyük övgüler alan bir gruptan bahsedeceğiz, Mana..


Grubun yaptığı müziği kategorize edemiyoruz. Sanırım Meksika'da işler bu şekilde yürüyor (bkz. The Mars Volta). Rock müzik altyapısı korunuyor fakat bir anda kendinizi dans ederken de bulabilirsiniz. Labios compartidos ve En El Muelle de San Blas da bu grubun şarkısı, no ha parado de llover de. Ayrıca Corazon Espinado'da Santana'ya eşlik ettiklerini de unutmayalım.


Latin Amerika ve İspanya'da gayet popüler olan grup Avrupa kıtasında yeterince tanınmıyor. Şarkıların İspanyolca oluşu buna bir etken olsa gerek. Müzik kanallarının alternatif müzik programlarında ancak yer bulabiliyorlar kendilerine. Türkiye'de de durum farksız, under-rated bir durumdalar. Aracı olalım ve bir linkle sizlere yardımcı olalım,


Yol Arkadaşları - 2

2008/07/22





Spotify çalma listesi için tıklayın.

1- Manic Street Preachers - Ocean Spray
2- Ennio Morricone - The Ecstasy of Gold
3- Danzig - She Rides
4- Rotting Christ - After Dark I Feel
5- Donovan - Hurdy Gurdy Man
6- Enya - Only Time
7- Rammstein - Nebel
8- Iron Maiden - Aces High
9- Supergrass - Mary
10- Visage - Fade to Grey

Haftanın Beşlisi

2008/07/19


* "Why does it always rain on me?" Yaz, aşkı ile birlikte gelir. Kimileri için durum farklıdır. Aşkı uzaklaştırandır..

* Soundgarden ve Audioslave ile Chris Cornell güzellikleri çığırılmalı.

* The Children of Huang Shi izlenmeli. Jonathan Meyers ve Yun-Fat Chow harikalar yaratıyorlar..

* Diablo III duyuruldu, Diablo II bilgisayarlara geri döndü.

* Steinbeck'in Fareler ve İnsanlar kitabı, halen okumayanlar için ciddi bir kayıp.

Not Another Teen Movie

2008/07/17


2001 yapımı filmin imdb notu 5.4/10. Bu sizi yanıltmasın. Eğer filmden bir beklentiniz yoksa ve sadece eğlenmek istiyorsanız Gençlik Halleri bu işi layığıyla yapacaktır.

Chyler Leigh ve Chris Evans'ın öne çıktığı yapım, birçok filme göndermeler yaparak, tadında bıraktığı mizah anlayışıyla sonunun nasıl geldiğini anlayamayacağınız bir kurguda. Baştan da söylediğimiz gibi, fazla şey beklenmemeli. Bu arada filmi izlerken kremalı tatlılar yememeniz tavsiye olunur..

Yol Arkadaşları - 1



Spotify çalma listesi için tıklayın.

1- Yann Tiersen - Les jours tristes
2- Bush - Comedown
3- Norah Jones - Sunrise
4- Starsailor - Four to the floor
5- Idlewild - You held the world in your arms
6- Thrice - Send Me an Angel
7- Mana - Labios Compartidos
8- Portishead - Roads
9- Lacuna Coil - To myself i turned
10- Amorphis - The Smoke

Tatil Modundan Çıkış..


Tatil beklenenden de uzun sürdü. Araya bir de sınav sıkıştırınca epey uzak kaldık. Şimdi geri dönüş zamanıdır.

Sıcak günlerde bahçelere kurulacak televizyonlarda serin rüzgar eşliğinde izlenebilecek filmlerden bahsedeceğiz biraz ve yol arkadaşı olabilecek albumler karıştıracağız ortaya..


Başlayalım öyleyse..

Tatil Moduna Geçiş

2008/06/25


Eric Clapton Layla şarkısına girdiği anda haber geliyor, iki haftalık bir "ödül" veriyoruz kendimize..

The Drugs Don't Work

2008/06/24

All this talk of getting old
It's getting me down my love
Like a cat in a bag, waiting to drown
This time I'm comin' down

And I hope you're thinking of me
As you lay down on your side
Now the drugs don't work
They just make you worse
But I know I'll see your face again

Now the drugs don't work
They just make you worse
But I know I'll see your face again

But I know
I'm on a losing streak
'Cause I passed down my old street
And if you wanna show, then just let me know
And I'll sing in your ear again
Now the drugs don't work
They just make you worse
But I know I'll see your face again
'Cause baby, if heaven calls, I'm coming, too
Just like you said, you leave my life, I'm better off dead

All this talk of getting old
It's getting me down my love
Like a cat in a bag, waiting to drown
This time I'm comin' down

Now the drugs don't work
They just make you worse
But I know I'll see your face again
'Cause baby, if heaven calls, I'm coming, too
Just like you said, you leave my life, I'm better off dead

But if you wanna show, just let me know
And I'll sing in your ear again
Now the drugs don't work
They just make you worse
But I know I'll see your face again

I'm never going down, I'm never coming down
No more, no more, no more, no more, no more
I'm never coming down, I'm never going down
No more, no more, no more, no more, no more..
***
Video : The Verve - The Drugs Don't Work
"Sonbahar geldi yaprağım,
Sararmışsın, biraz da hüzün kokuyor damarların
Uçuyorsun yeni topraklara
Arkanda bıraktığın dallar,
Zirveye oturacağından emin olmanın mutluluğu ile gözü yaşlı gülümsüyor sana
Kokun daima saklı kalacak çıplak bıraktığın dallarda.."

Bilinmeyene..

2008/06/23

Tanımı zor olan kavramlar vardır ya, aslında kişiden kişiye değişirler. Dostluk da bunlardan biri. Durup bir tanım düşündüğünüzde, tanımda kullanacağınız sözcüklerin çoğunluğuna zıt karakterlerin etrafınızda olduğunu görürsünüz. Düşünmeye devam edersiniz, kelimenin içinde sevmediğiniz insanları tasvir ettiğiniz geçer aklınızdan.. Nedir öyleyse aradığınız..
***
Peki sevgi nedir, ömrü ne kadardır, bedeli nedir? Tek seferde cevaplayabilen biri olduğunu sanmıyorum. Sevgi duyduğunuz insana gösterdiğiniz saygıyı aşık olduğunuz insana gösterebilir misiniz?
***
Aşk nedir? Sevgi ve dostluğun toplamına x³ fedakarlık eklemek, aynı zamanda hepsinin geçici etkilerini barındırmak mıdır? Yoksa kara günde eline uzanacak bir el midir, o eli aradığında kendini yapayalnız hissetmek midir? Nedir aşk.. Karşılık beklemeden uzanan ele dokunan yapmacık bir sıcaklık mı, telefonu açtığında karşıdan gelen gülümseme mi?
***
Arkadaş, dost, sevgi, aşk ve daha nice kavram arasında sıkışıp kalınır bazen. Arkadaşlar, dostlar, sevgililer.. Hepsinin aynı anda varolabildiği tek yer kişinin beyni malumunuz. Öncelik kriterlerini de beyin ve paşa keyif arasındaki köprü belirliyor. Bu köprünün ne kadar sağlam olduğunu belirleyen ise kişinin bize kendini nasıl tanıttığı değil, bizim onu nasıl görmek istediğimiz..
***
Çok çok uzaklardan çağrışım yaparak getirmek zorundayım yazıyı buraya. Aklımdakileri toparlayabilmem için neye ihtiyacım olduğunu da kestiremiyorum. Uzun zamandır yakınınızda olan bir dostu, arkadaşı, sevgiyi ve Anton için bir aşkı aynı zamanda cok daha fazlasını kaybetmek büyük bir yıkım. İnsanın gücü yetmiyor bazı şeylere. Karar çok çok yüksek yerlerden..
***
Dostumu, arkadaşımı, içimden bir parçayı kaybettim. Bu yaşa kadar gördüğüm tüm kayıpları silen birini kaybettim.. Can dostum Anton ise kalbinin bir parçasını. Başın saolsun dostum..

Haftanın Beşlisi

2008/06/22


*Intacto, ne film çekmişler...

*Poisonblack, Sentenced dağılınca Poisonblack lead vokaline geçen Ville Laihiala eski performansından -grup uyelerinin de etkisiyle- çok uzak olsa da halen iyi bir vokalist...

*Euro 2008. Yeni takma adlar kazanıyoruz dış medyadan; deli, geri dönüş kralı..

*Uykusuz Dergisi, geçen hafta tam bir fiyasko olmasına rağmen..

*Supergrass, unutmamak gerek bu grubu..

Türkiye A Milli Futbol Takımı (Lucid Dreaming)

2008/06/21


Spor yazıları yazmak pek tarzım olmadığı gibi, becerilerim arasında da yer almaz lakin bir şeyler karalamak gerek. A Milli takımımız inanılmaz işler yapmaya devam ediyor. Geçen haftanın beşlisine Euro 2008'i yazarken "neler yapıyoruz öyle" diyerek düşüncemi eklemiştim. Bu fikrim faktoriyel kavramıyla ifade edilebilecek şekilde büyüdü ve bir "Lucid Dreaming" yaşadığımızı düşündürecek kıvama geldi. Pek çok kişinin bunu düşündüğünü biliyorum, dünden beri okuduğum pek çok yazıda da birden fazla kez karşılaştım bu kavramla. Demek ki ülkece "Lucid Dreaming" yaşıyoruz.. Uyanırken düşüşümüz çok sert olmaz umarım.

Bu arada futbol, Euro 2008 derken ülkenin pek çok sorunu da -yine- unutuldu gitti. Ankara'nın su sorunu, Güneydoğu'nun terör olayları, halen çözüm bulunamayan kene vak'aları ve daha sayamadığımız pek çok konu kaynıyor yine. Ekonomiyi artık saymıyoruz bile. Futbolun birinci spor sayıldığı ülkemde de futboldaki bu başarılar devam ederse atış poligonlarına gerek kalmayacağını da belirtmeye gerek yok sanıyorum..

Spring, Summer, Autumn, Winter... and Spring

2008/06/18

Başlık 2003 yapımı Kim-Ki Duk filminden, fotoğraf yurdumdan, Datça sahillerinden.. Filmde çocuk, bir rahip olmayı; sabrı ve iyi niyeti öğreniyor. Kötü alışkanlıklarından, hatalarından dersler çıkarabilmeyi mevsimler hatta yıllar boyunca öğrenmeye devam ediyor..
***
Yurdumda söz konusu olan bir cinayet. Cinayeti işleyen kişiler bulunurlar fakat ne mevsimler ne de yıllar geçmeden bırakılırlar. Hukuk bilgim pek olmadığı için bu tarz durumlarda nasıl kararlar verildi, emsal oluşturan bir dava var mı onu da bilmiyorum. Bunu yapanlar hakkında bildiğim tek şey mevsimler, hatta uzun yıllar geçse dahi öğrenebilecekleri hiçbir şey olmadığı..
***
Muğla'nın Datça İlçesi'ne bağlı Kızlan Köyü sahiline, karnı yarılmış, kuyruğuna kalın naylon sicimle parke taşı bağlanmış ve ağzından kan gelen ölü bir yunus vurdu. Denizlerin sevimli canlısı yunusa yapılan bu işkence, akıllara durgunluk verdi, jandarma soruşturma başlattı.
***
Haber ve fotoğraf Hürriyet Gazetesi web sayfasından alıntıdır.

Haftanın Beşlisi

2008/06/16


*Rogue güzel bir film olmuş. Timsah zaten nefret ettiğim bir hayvandı, nefretim ikiye katlandı..

*PJ Harvey gibi çirkin güzelliği olan kaç kişi vardır bilmiyorum. Şarkıları da kendi gibi..

*Euro 2008, neler yapıyoruz öyle..

*NBA Finals, muhtemelen Çarşamba günü sonlanacak ve Celtics şampiyonluğu görmüş bir nesil olacağız artık..

*Uykusuz Dergisi

22 Ağustos 2008, Scorpions Türkiye'de..

2008/06/09



Metallica konseri haberinden çok daha fazla mutlu etti bu haber. 22 Ağustos 2008 Cuma, Scorpions Dünya Turnesi kapsamında Türkiye'de. Biletix linki de burada. Mekan ve bilet fiyatları henüz açıklanmamış, ülkenin diğer ucu olsa gidilir. Hatta örgütlensek çok daha güzel olur..

Haftanın Beşlisi

2008/06/08


*Takashi Miike'den Sukiyaki Western Django..

*Euro 2008.. Bizim açımızdan tatsız başlasa da C ve D grupları heyecanlı maçlar vaadediyor..

*NBA Finals.. Beat L.A. sesleri eşliğinde bir Lakers - Celtics finali. Bu sezon daha iyi noktalanamazdı..

*Irish Drinking Songs bu haftada listemizde..

*Uykusuz dergisi geri döndü, döndüren mi, Umut Sarıkaya'dan başkası değil. Umarım tekrar iyi şeyler yazıp çizmeye başlarlar..

Nouvelle Vague


Marc Collin ve Olivier Libaux çok sahne tozu yutmuş olsalar gerek, sempatik tavır takınan bayan vokallerin çok ilgi çektiğini farketmişler. Üstüne bir de, bayanlardan daha önce hiç dinlemedikleri şarkılara vokal yapmalarını istemişler. Sonuç mu, too drunk to fuck..

Daha önce dinlemedikleri şarkıları bu kadar güzel söylemeleri ya da çok sevdiğiniz şarkının cover olayından daha da öteye götürülmesini kimi zaman ilginç karşılıyorsunuz. Yine de "Orijinalinden iyi coverlar" kategorisine oynayan kaç Nouvelle Vague yorumu sayabiliriz bilemiyorum. Garip aksanlarıyla söyledikleri Love will Tear us Apart ve Tuxedomoon'un In a Manner of Speaking'inin ne hale geldiğini ve bu hallerinin ne kadar vazgeçilemez oluşunu, "bir günde en fazla kaç kere dinleyebilirim acaba?" sorusu eşliğinde geçen zamanı.. Sonuç mu, this is not a love song..


Lorenzo'nun Vedası

2008/06/01


Doktorların 6 yaşındayken "iki yıl yaşar" dedikleri Lorenzo Odone 30. yaşgününden bir gün sonra hayatını kaybetti. Anne ve babasının çabaları, doktorların tahminlerinden 22 yıl fazla yaşattı onu..

1992 yapımı Lorenzo'nun Yağı filmiyle tanımıştık kendisini, hastalığını, bir ailenin çocuklarının tükenişine karşın nasıl direndiğini. Gerçekten üzücü..

Detaylar için,

Haftanın Beşlisi


*Wyatt Earp ve Open Range. Bünyeye ikinci sınıf western vermeli..

*"Nil Karaibrahimgil - Bu Mudur?" loopa alınız efendim..

*İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü'ne tekrar göz atılabilir.

*Irish Drinking Songs eşliğinde bahar-yaz geçişi :)

* Fenerbahçe Ülker - Türk Telekom, Beko Basketbol Ligi Final Serisi bu hafta sonlanacak.

İstiridye Çocuğun Hüzünlü Ölümü

2008/05/29

Orjinal baskısını okurken dilimize çevrildiğinde aynı güzellikte olamayabileceğini düşünürdüm The Melancholy Death of Oyster Boy kitabının.. Altıkırkbeş Yayınları'ndan çıkan Artemis Günebakanlı'nın çevirisini okuyunca düşüncemin boşa olduğunu farkettim. Kahramanlarla arası pek iyi olmayan Tim Burton havasını da gayet güzel vermiş çeviren kişi..


Daha önce de aslı kadar başarılı bir çeviriden bahsetmiştik. Bu aksi Tim Burton kitabını da en iyi çeviriler listesine alabiliriz sanıyorum..

Lilja 4-ever

2008/05/27


İsveçli yönetmen Lukas Moodysson'ın yazıp yönettiği Lilja 4-ever, katıldığı festivallerden topladığı ödüllerle birlikte gençliğin gözde filmlerinden biri haline gelmişti. 2002 yapımı filmde yoksul kızın gideceğim buralardan tandanslı, Türk filmi tadında hayatına tanık olmuştuk..

Rusya'daki sefil yaşamının yanında bir de annesinin sevgilisiyle birlikte Amerika'ya kaçmasıyla iyice yalnız kalan 16 yaşındaki Lilja ve tek arkadaşı 11 yaşındaki Volodya başka ülkelere gitmenin hayallerini kurarlar. Hayallerin bazen ne kadar acıtıcı olduğunu ise yaşadıkça anlayacaklardır..

Film bu akşam 21.30'da Kanal 24'de gösterilecek. İzleyemeyenler zaman doldurmak için göz atabilir. Çok fazla şey beklemeden...
*****
Ekleme : Orijinal dili Rusça olan ve Türkçe altyazılı olarak yayınladıkları bir filmde, altyazının geçtiği tüm alanı kapsayacak şekilde reklam geçen zihniyeti tebrik ediyorum..

Haftanın Beşlisi

2008/05/25


*Filmlerden başlayalım ve Gorillas in the Mist : The Story of Dian Fossey'i listemize alalım.

*Natalie Portman hatrına Goya'nın Hayaletleri'ne tekrar göz atılabilir. Yoksa sadece sonunu mu izlesek..

*Umut Sarıkaya, Yiğit Özgür ve Uğur Gürsoy. Evrensel küme olarak Uykusuz..

*Pearl Jam ve Karapaks.

*Fenerbahçe Ülker - Türk Telekom, Beko Basketbol Ligi Final Serisi..